<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
	<title>Seyit Cemal Sultan DERNE&#286;&#304; WEB S&#304;TES&#304;</title>
	<link>http://seyitkemalsultan.azbuz.com</link>
	<description>Seyit Cemal Sultan DERNE&#286;&#304; WEB S&#304;TES&#304;</description>
	<language>tr</language>
	<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
	<lastBuildDate>4 May 2008 08:00:05 GMT</lastBuildDate> 
<image>
  <title>Seyit Cemal Sultan DERNE&#286;&#304; WEB S&#304;TES&#304;</title> 
  <link>http://seyitkemalsultan.azbuz.com</link> 
  <url>http://s.azbuz.com/images/RSSlogo.gif</url> 
  <width>117</width> 
  <height>35</height>
  </image>
	
	
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>EMRE SULTAN TEKKES&#304;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007765014</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/77/65/5000000007765014.gif" align='right' border='0'> <div><font face="Times New Roman"><span style="FONT-SIZE: 11pt; COLOR: black; LETTER-SPACING: -0.15pt; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'"><br><b>TAPTUK EMRE SULTAN TÜRBESİ<br></b><br><b>EMRE&nbsp;SULTAN TEKKESİNİN TARİHÇESİ<br><br><font color="#cc0000">(EMRE KÖYÜ HALKININ(100ü aşgın)&nbsp;DİRİ DİRİ YAKILIŞI)</font></b><br><br><font size="2"><p><b><font size="4">Belgelerin tamamını buraya aktarmamız olanaksızdır. Çünkü bu belgelerin tamamı ciltleri doldurur.</font></b></p><p><b><font size="4">Aşağıdaki belge,1781 Tarihinde Bir Köy Halkının, <font color="#cc0000">Bektâşi Tekkesine doldurularak, Toptan Yok Edilmesini Anlatmaktadır:</font></font></b></p><p><b><font size="4">Olayın geçtiği 1781 tarihinde Osmanlı, İran&#8217;la sulh içinde yaşıyordu. Safavi İmparatorluğu tarihe karışmıştı:</font></b></p><p><b><font size="4">"Karahisar mutasarrıfı Kan Yiyici Bekir Paşa zulmüne ve Emre Köyü&#8217;nün yakılıp yıkılması ve halkın yok edilmesine dair &#8230;..&#8221;</font></b></p><p><b><font size="4">(&#8230;&#8230;)</font></b></p><p><b><font size="4">&#8220;&#8230;&#8230;Emre köyü&#8217;nden önce, <font color="#cc0000">11 yurttaşı Kızılbaşlık</font>, gizli ayın ve şekavetle (eşkıyalıkla) suçlandırarak öldürüp, <font color="#cc0000">başlarını</font> İstanbul&#8217;a yollamış, bu faciaya dayanamayarak karşı geldiği sanılan halkı çoluk çocuğuyla <font color="#cc0000">Emre Tekke&#8217;sine kapatıp yaktı</font>rmış, mallarını gasb etmiş. Bu hususta sadrıazam ve Kütahya Valisi&#8217;nin mektupları&#8221; şöyledir:</font></b></p><p><b><font size="4">&#8220;1. Çay kasabası sakinlerinden Ali Dede nam (adlı) müfsidi bedmaaş (bozguncu ve kötü huylu) Emre karyesi (köyü) ehalisinden (halkından) dahi evbaş (ayak takımı) kenduye bedaş (arkadaş) edinip davayı batılıyle bazı mazlumini katil ve idam [6] ve ruberuz (her gün) tervici ayin (ibadet etmek) dalalete (sapkınlığa- karanlığa) kıyam eylediği mutevatiren (söylenti- şayia olarak) ihbar olunmaktan naşi (dolayı) defan (sık sık) bilfesat (bozgunculuk) ve tarafı şer&#8217;den[7] iyta olunan müraselei şeriyye (şer&#8217;i haberleşme) mucibince (gereğince) cümle ittifakı yle şaki-i merkumun ve on bir nefer ( kişi) cezaları avanesinin cezaları tertib ve seri maktuları (kesilmiş başları) Dersaadet&#8217;e (İstanbul&#8217;a) tesyir olunduğunu (gönderildiğini) havi (kapsayan) bu defa var id olan tahriratınız (yazınız- müzekkereniz) manzur ve mefhumu ma&#8217;lumumuz olmuştur. Bu makule (bu tür) hilafı şeriatı gara (yüce şeriata aykırı) şeayırı (şerler- kötülükler) batıla ihzarına içtira eden erbabı dalâletin (Bektâşî Alevîleri kasdediyor) âlemi kevnü fesaddan refi (kötülük dünyasından uzaklaştırılması) vucudi vac ibeden (dinsel gereklilikten) olmaktan naşi (dolayı) zatinizde merkuz olan maddei agâhi [8]ve dirayet iktizasınca sayi ikdamınız hasebiyle şakii merkumun bazarı istihracı tarumar ve vuc udu dalâlet mümadi mahzarı kahr ü kahhar olması vesilei mahz uziyetimiz olmağile bu babda zuhur eden akılane hareketiniz karini pesend olmuştur (çok çok beğenilmiştir). Eşyayı merkumenin canibi miriye zapta şayan ( el koymayı değer) emval v e eşyas ı var ise canibi miri (devlet adına) için zapt v e tahrire mübaderet [9]olmadığı surette keyfiyeti tahrir ve iş&#8217;are müsareat eylemeniz için mektup tahrir ve&#8230;&#8230;..ile irsal olunmuştur. İnşallâhu teâla vusulünde (ulaştığında) ber minval muharrer amel ve harekete mübaderet [10]eyleyesiniz&#8230;&#8230;&#8230;&#8221; [11]</font></b></p><p><b><font size="4">Tırnak içinde aktardığımız sözlerin yazarı Edib Âli Bakı, sözlerine şöyle devam etmektedir:</font></b></p><p><b><font size="4">&#8220; Yukarıdaki belge, Bekir Paşa&#8217;yı güya iyi bir iş yapmış gibi gösteriyor. Fakat, maksad adam öldürmek ve mal gasp etmek(tir). Aşağıda sadrazam paşanın, Anadolu Valisi Abdi Paşa&#8217;ya gönderdiği mektup ispat ediyor. Turunç-zâde Süleyman Ağa (Kıbrıs&#8217;ta Süleyman Paşa olarak ölen zat) bu hale, anlaşılan acınmış vaziyeti yukarı makama bildirmiş, fakat iş yine örtbas edilmiş, amma iki asır sonra zavallı yurttaşlara acıyarak, biz bu kirli esrar perdesini yırtıyoruz&#8221;. [12]</font></b></p><p><b><font size="4">&#8220;2- Bu def&#8217;a Karahisar-ı Sahib&#8217;de (Afyonkarahisar&#8217;da) zuhur eden bası erbabı dalaletin (Sünni olmayanların) hâlâ Karahisar-ı Sahib mutasarrıfı Ebu Bekir Paşa tarafından tertib-i cezalarına ikdam olunmaktan naşi (dolayı) bilcümle (tüm) eşya ve hayvanların paşayı mumaileyh tarafından (adı geçen paşa tarafından) ahz ve zabt olunduğu (el konulduğu) Karahisar&#8217;da sakin Turunç oğlu Süleyman Ağa tarafından cenabınıza tahrir olunmakla (yüce kişiliğinize yazılmakla) hususu emzükrun zahire ihracı için bir kıt&#8217;a emri âli suduri istidasında olduğunuz bu def&#8217;a kethüdanız tarafından varit olan şukkanızda derc ve tasdir olunmuş eşkiyayı merkumenin cümle ittifamıyle üzerlerine varılıp bilmuharebe tartibi cezalarına (savaşarak ceza verilmesine) ikdam ve hatta paşayı mümaileyhin ademlerinden beş- on nefer tüfenci esnayı muharebede idam olunduğu paşayı mümaileyh işar olunmaktan naşi merkum Turunçoğlu&#8217;nun bu veçhile nefsaniyeti mahz olunduğundan iştibah olmamakla ifadesi hali seyakta mektebi neveddet tahrir ve irsal olunmuştur&#8230;&#8230;&#8230;&#8221; [13]</font></b></p><p><b><font size="4">Bu satırların yazarı tırnak içinde aktardığım sözlere şunları eklemektedir: </font></b></p><p></font><b><font size="4">&#8220;<font face="verdana">İ</font>smail Hakkı Uzunçarşılı&#8217;nın Kütahya şehri&#8217;nde zalim diye kaydettiği Anadolu Valisi Abdi Paşa&#8217;nın aşağıdaki mektubu esrarlı bir perde arasında işlenen bu faciayı bütün çıplaklığı ile anlatıyor:</font></b></p><p><b><font size="4">Emre Tekke&#8217;sine[14] kapatılarak yakılan yurttaşların ve neticede ortadan kalkmış bulunan bir köyün hesabını sormadan ziyade (daha çok) onlardan artakalan hayvanların mal ve eşyanın yağmalanmasında kendisine ayrılacak en büyük hissenin telaşında&#8230;&#8221; </font></b></p><p><b><font size="4">&#8220;<font face="verdana">İş</font>te Abdi Paşa&#8217;nın acele gönderdiği mektup:</font></b></p><p><b><font size="4">&#8220; 3-&#8230;&#8230; Karahisarı sahib sancağında vaki Emre kariyesi (Emre köyü) sakinlerinden hevaricinden zümrei mülhidin (dinden dönen toplumun) ayini batılanelerini (yani Aynü&#8217;l-cem&#8217;lerini) alenen icraya (açıkça uygulamaya)[15] cürretlerinden başka, bazı katli nüfus ve gasbi emval güne harekete çesaretle ledilihbar (bu suçlamada bir iftiradır) Karahisar tarafından bila emri âli heder muraselesi ve buyrultu ile üzerlerine mübaşir tayin ve muharebe ve mukatele (katletme) mezburlar Emre Sultan Tekkesi&#8217;ne tehassun eylediklerinde (toplandıklarında) İHRAKI BİNNAR (yakılarak öldürme) ve derununda (içinde) RİCAL (erkek) ve NİSVAN (kadın) ve SIBYANLARDAN (çocuklardan) YÜZDEN MÜTECAVİZ (yüzü aşkın) KİMSENİN HELAK OLUNUP (öldürülüp) hayvanat ve eşyaları ahz ve Karahisar tarafına sevk ve tesyir olunduğu bu defa Kütahya&#8217;da mütesellimiz tarafından inha olunmakla&#8230;&#8230;Medinei Kütahya (Kütahya şehri) &#8216;ya vüsulümüze (ulaşmamıza) değin mezburların hayvanat ve eşyalarından bir hilalleri zayi ve telef (yitirilip yok edilmek) olmamak için muhafazasına mezidi ihtimam (çok özen) ve dikkat ve bir habbesinin (küçük bir parçasının) itlaf (yok etme) ve ihtisabından tevakkı ve mubaat eylemeniz babında divanı Anadolu&#8217;dan işbu buyrultu tahrir ve isdar ve irsalolunmuştur. İnşallahü tealâ (Yüce Tanrı&#8217;nın izniyle) vusulünde gerektir ki vechi meşruh (açıklandığı gibi) mucibi (gereği) buyrultu ile amel ve hareket ve hilafında (aksine) be gayet tehaşi mümane&#8217;at eyleyesiz&#8230;. 3 Recep 1196 H. ( 1781 M.&#8221; [16]</font></b></p><p><b><font size="4">Kimilerin &#8220;atamdır, zalim değildir&#8221; dediği Osmanlı budur işte. Bir köy halkının kadın, kız, çoluk, çocuk ayrımı yapılmaksızın, bir mabede doldurularak yakılması, onun kılını bile kıpırdatmamakta, ama taşınır ve taşınmaz malların kaybolmadan Kütahya&#8217;ya getirilmesi için azami gayret gösterilmektedir.</font></b></p><p><b><font size="4">Kütahya Valisi, Afyon Mutasarrıfı insan değil mi? Şüphesiz insan&#8230; Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;in buyurduğu gibi &#8220;hayvandan da kötü insan&#8221;&#8230; </font></b><font size="2"></p></font><font face="Times New Roman"><p><br><br><br><br><br>http://www.kanalkultur.com/yolalevi/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1607&amp;Itemid=29<br><br></p></font><br><br><font face="Verdana">&nbsp;&nbsp;<br><span>Emre Tekkesi</span><b>İlçesi:</b>İhsaniye<b>Kasabası:</b>Döğer<b>Mevkii:</b>Döğer beldesi, Emre Gölü mevkii<b>Konumu:</b>Döğer Beldesinin 5500 m. güneydoğusu, Aslankaya Anıtının 1400 m. doğusu, Emre Gölünün 150 m. güneydoğusunda yer almaktadır.<b>Grubu:</b>Anıtsal Yapılar<b>Nasıl Ulaşılır?</b>İhsaniye-Döğer, Döğer-Sarıcaova yolundan </font><p>Emre baraj gölünün güneydoğu ucunda bir tepe üzerinde kesme taş kaplamalı güney- kuzey doğrultulu dikdörtgen prizmal bir yapıdır. Güney yönde avlusu vardır. Batı eteğinde temel kalıntıları görülmekte olup XVII- XVIII. yy. yerleşim yeri Emre köyü olduğu sanılmaktadır.<br>Güney- kuzey doğrultulu dikdörtgen prizması biçiminde kesme taş kaplama duvarlı bir yapıdır. Kapısı güneye bakmaktadır. Kapı çevresinde ahşap ve mermer hatıllar vardır Kapı üstünde ise &#8220;Mülk Allah&#8217;ındır.&#8221; Yazısının bulunduğu büyük bir taş blok yeri görülmekte olup taş yerinden aşağı düşürülmüştür İçten tonoz dıştan üçgen çatı biçimindedir ve taş kaplamalıdır. Her iki uzun duvarlarda ikişer küçük penceresi vardır. Uzun duvarların ortasında mermer sütunceler ve üzerine konan başlıkları çıkıntı halinde durmaktadır. Başlık üzerinden çıkıntı kemer dolanmaktadır İç duvarlar sıvalı ve badanalıdır. Sıvı üzerinde baskı ile yapılmış duvar süslemesi görülmektedir. Süslemelerin büyük çoğunlukla tahrip olmasına rağmen korunan kısmından motiflerin güzelliği gözlenebilmektedir. <br>Yapıda kullanılan taşlardan bazıları devşirme olup Bizans dönemine ait sütunce ve başlıklardır. Ayrıca üzerinde hayvan kabartmaları bulunan arşitrav parçası avluda kırık olarak durmaktadır.<br>H.1196 (M.1781) yılında Karahisar Mutasarrıfı Kanyeyici Bekir Paşa, Emre köyü halkını (bazı suçlara dayanarak) Tekkeye kapatıp yakmıştır. Tepenin eteğindeki temel kalıntılar bu köye ait olmalıdır. Tekkenin daha sonra onartıldığı sanılmaktadır. Bugün tekke define arayanlar tarafından tahrip edilmektedir.<br>İnsan ve doğa tahribatına açık durumdadır. Kazı ve restorasyon çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Restorasyonu yapıldığı takdirde çevredeki doğal ve kültürel bütünlük içerisinde ziyaret edilen yerler arasında olacaktır.<br></p></span></font></div> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>4 May 2008 15:02:16 GMT</pubDate>
		<guid>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007765014</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>SEY&#304;T KEMAL SULTAN </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007760964</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/77/60/5000000007760964.gif" align='right' border='0'> <p><b>&nbsp;Hacı Bektaş Veli , Seyit Cemale derki : HEM KEMALİMSİN HEM CEMALİMSİN<br><br>İŞTE BUNDAN ÖTÜRÜ İSMİ SEYİT KEMAL SULTAN DİYE ANILIR.<br><br>(bizde&nbsp;bunun için&nbsp;ismini hem kemal olarak hemde cemal olarak yazıyoruz.)<br></b></p><p><b><br><font size="3">mezarı afyonkarahisar ihsaniye ilçesinin döğer kasabasında bulunan peygamber efendimizin 16. torunu olup musa'i saninin oğlu olan SEYİT CEMAL SULTAN<br>(D.1280-Ö.1365) 85 yıl yaşamış ve bu topraklarda aleviliği yaymış bir dervişimizdir.<br>Seyit Cemal Sultan Musa San i H.z.leri nin oğludur.Hacı Bektaşi Velinin amcasının oğlu olduğu belirtilir..Vilayet Nameye baktığımızda Seyit Cemal Sultan yaşlı bir insan olarak</font></b><font size="3"> <b>ifade edilir.Bütün halifelerden üstün tutulur.</b></font></p><p><font size="3"><b>Pir Hacı Bektaşi Veli diğer halifelere nazaran daha fazla saygı gösterir ve hürmet eder</b></font> <font size="3"><b>H.z. Pirin bu davranışından ötürü diğer halifelerde kendisine saygı gösteriminde bulunurlar.Fakat bu gösterilen saygının daha sonraki dönemde pek içten olmadığı anlaşılır. </b></font></p><p><font size="3"><b>H.z. Pir Suluca Kara Höyüke yerleştiğinde 36.000 çerağ uyarmıştır bunlardan 360 tanesi H.z. Pir in huzurunda hizmet görmekte idi.Bir gün bu 360 halife kendi aralarında keramet gösterme yarışına girdiklerinde Seyit Cemal Sultan dan da keramet göstermesini istemişlerdir.Seyit Cemal Sultan Zemheri ayında (Kışın-Şubat ayında)bağ yetiştirmiştir önce kiraz yetiştirip getirmiştir kabul etmeme miş ler,daha sonra üzüm yetiştirmiş buna da diğer dervişler itimat etmeyince kendisini sihirbazlıkla benzeri sıfatlarla İtham edip hakir görmüşlerdir.</b></font></p><p><font size="3"><b>Bu durumda yaradana sığınıp ağlayan Seyit Cemal Sultanın yanında Pir Hacı Bektaşi Veli belirir.</b></font></p><p><font size="3"><b>H.z. Pir Seyit Cemal Sultana: niye ağlıyorsun ya Nuri Cemalim der.Seyit Cemal'de durum şundan ibaret diyerek başından geçenleri anlatmış.H.z. Pir Söyle buyurmuştur: Sen benim Hem Cemalimsin Hem de Kemalim sin&nbsp; diye buyurmuştur.Bu olaydan sonra Seyit Cemal Sultanın ismi Seyit Nur-i Cemal olarak anılmaya başlanmıştır. Bir gün H.z. Pir makamında zikrederken Seyit Nur-i Cemal kapısının önünde oturmuş düşüncelere dalmıştı.Düşünceleri içersinde H.z. Pirin kendisine icazet verip de başka bir bölgeye gönderecek miydi diye düşünürken bu durum H.z. Pire malum olur.H.z. Pir ibadethaneden çıkarak Seyit Nur-i Cemale diyor ki: Ya Nur- i Cemalim ne zamanki bizi varlık yurduna gönderirsen buradan dergahtan bir merkep alacaksın yola çıkacaksın merkebini nerde kurt yerse orayı kendine yurt edineceksin oradaki insanları irşad edeceksin senden bir evladımız dünyaya gelecek Gelibolu üzerinden Akdenize geçecek. Hakkın emri gerçekleştiğinde dergahın başına Habip Emirciyi geçirdiler. </b></font></p><p><font size="3"><b>Seyit Nur-i Cemalde H.z. Pirin vasiyeti üzerine dergahtan bir merkep alıp yola koyuldu.Gele gele düzlük çayırlık bir alana geldi.Bir suyun başsında konaklayarak istirahate geçti.Daha sonra uyanan Seyit Nur-i Cemal baktı ki kurtlar merkebini parçalamış hemen H.z. Pirin vasiyeti aklına geldi ve o bölgeyi kendine yurt edindi bu bölge Afyon,Kütahya ve Eskişehir üçgeni arasında kalan Altıntaş Bölgesidir.</b></font></p><p><font size="3"><b>Bu bölge daha sonraki sınırlandırmalar sürecinde Afyon ili İhsaniye ilçesi Döğer Beldesi olarak karşımıza çıkmaktadır. </b></font></p><p><font size="3"><b>Bazı insanlar buraya giderek araştırma yaparak bu bilgileri teyit etmişlerdir.Türbenin girişinde Seyit Musa San i evladı diye açık ve net olarak belirtilmektedir. Bu bölgeye yerleşen Seyit Nur-i Cemal bu yöredeki insanların meraklı bakışları içerisinde yaşamını idame ettirmiştir ve Cenabı Hakkın insanlara sunmuş olduğu Ehli Beyt yolunu edep erkanıyla usül erkanıyla insanlara tanıtmaya başlamıştır.</b></font></p><p><font size="3"><b>İnsanlar tarafından kabul gören bu olgu neticesinde Seyit Nur-i Cemale talip olmuşlardır ve Seyit Nur-i Cemal burada evlenmiştir.Çocukları dünyaya gelmiştir.</b></font></p><p><font size="3"><b>ASİLDOĞAN h.z. 14 yaşına geldiğinde bir kısım talibi ile Gelibolu tarafına geçmiştir.Çanakkale Boğazını geçerken oradaki gemicilerden kendilerini karşıya geçirmelerini istemiş gemicilerde bu toy delikanlının sözüne kişiliğine itibar etmemişler ciddiye almamışlar.Bu durumdan ötürü ASİLDOĞAN h.z. Tayfasıyla yürümeye başlamıştır. Bu mübarek zatın Seyid-i Saadet Evladı Resulün ayak bastığı yerden sular çekilmeye başlamıştır. Bu durumu gören gemiciler bu zatın bir ermiş olduğuna kanaat getirip hata ettiklerini anlamışlardır. Hatalarını telefi etmek için hemen bu ulu zatın yanına gidip aman dilemişlerdir.Yaptıkları saygısızlıktan ötürü bağışlanma talebinde bulunmuşlardır.İnsan kültürünün hizmetkârı olan bu ulu zat kendilerini bağışladığını kendileriyle bir alıp veremediğinin olmadığını söylemiştir.Bu güzel davranışa istinaden gemiciler ASİLDOĞAN h.z. Karşıya geçirmişlerdir.Talip olup hayır dualarını almışlarıdır.</b></font></p><p><font size="3"><b></b></font>&nbsp;</p><p><font size="3"><b></b></font>&nbsp;</p><p><font size="3"><b></b></font>&nbsp;</p><p><font size="3"><b>Seyit Cemal&nbsp; Hz. Abbas'ın torunu Seyit Ali'nin torunudur.<br>&nbsp;&nbsp; <br>Seyit Cemal'in nenesi Hz. Ali'nin kızı Zeynep'tir. Zeynep'in oğlu Muhammed Şembeki'dir. Seyit Cemal'da Muhammed Şembeki'nin 10. torunudur. </b></font></p><p><font size="3"><b>Pir Hünkar Lokmanı perend ve Ahmet Yesevi gibi zadla&shy;rın yanında eğitimini aldı ve hocaları tarafından Rum diyarı kendisine yurt verildi. Bu izni alan Hacı Bektaşi Veli, hemen yola koyuldu. Ehli Beytin Rum erenlerine O Pirin Anadolu'ya geleceği kendilerine ayan oldu. Bunun üzerine Rum erenleri telaşa kapıldılar. Ne yapıp yapmalı ki bu eri Rum diyarına sokmamalı. Böyle bir Er Rum diyarına gelirse ekmeğimize mani olur, bunun üzerine Ehlibeytin Rum ereni bir karara vardılar. Hacı Bektaşi Veli Horasan'da kalıp Rum diyarına gelirken yo&shy;lun kapandığını görür. İşte o zaman güvercin donuna girerek uçup Kır&shy;şehir'e bağlı Karahök'e kondu. Bu hal Rum erenlerine ayan oldu. O za&shy;man karacaahmet'i gökyüzüne gönderdiler.</b></font></p><p><font size="3"><b>Karacaahmet Şahin donunda gökyüzüne çıkıp mağnptan mışrağa kadar düz gördü. Her canlı eşiyle beraber çift gördü. Karacahök'teki ta&shy;şın üstünde yalnız başına bir güvercin kalmaktadır. Rum Erenlerinin gözcüsü Karacaahmet'in getirdiği haber üzerine çok tartışdılar. En son olarak karara bağladılar. Rum erenlerinden birisi doğan donuna girip gidip o güvercini avlasın. Rum erenlerinin içinde sultan Beyazıd'ın ha&shy;lifelerinden Hacı Duğrul adında birisi vardı. İrak'tan Rum ülkesine gel&shy;mişti. Ayağa kalkıp iznizle dedi ben gideyim. Hemen doğan donuna gi&shy;rip uçlu. Taşın üstündeki güvercini gördü, süzülüp üstüne inerken O pir insan donuna büründü, elini uzatıp doğanı tuttu. Öylesine sıktı ki Hacı Duğrul'un aklı başından gitti. Bir dem sonra aklı başına gelince, kalktı</b></font></p><p><font size="3"><b>Hünkar yanıbaşında duruyordu. Hemen el elek öptü. O pirden özür di&shy;ledi.</b></font></p><p><font size="3"><b>Hünkar "Ey Doğrul er erin üstüne böyle gelir mi? Siz bize zalim donunda geldiniz. Biz size size mazlum donunda geldik. Eğer güver&shy;cinden daha mazlum bir yaratık bıılsaydım onun donunda gelirdim." Sözü uzatmayalım eğer Hünkar'a anlatacak olursam yeni bir kitap yaz&shy;mam gerekecek. Bu vesile ile O pir Anadolu'yu yurt edindi. Seyit Ce&shy;mal'in dedelerinden İbrahim Mucapı Horasan halkı kendilerine Sultan seçtiler.</b></font></p><p><font size="3"><b>İbrahim Mucapın on erkek oğlu oldu. Adları şöyledir. Masayı Sani, İsak, Davut, Yahya, Harun, İbrahi, Rıza, Tayar, Cafer, Ali, Hasan'dır. İbrahim Mucapın döneminde Tüki.stan'da isyan çıkar. İbrahim Mııcap Sultan savaşıp onları yendi. Sonunda eceliyle öldü. Mezarı Türkis&shy;tan'ın Tukan kentindedir. Seyit cemal'de Horasan'dan kalkıp amcası&shy;nın soyundan gelen Hünkar Hacı Bektaşi Veli'nin yanına gelir. Seyit Cemal'in gelişi bilinmiyor. Kimbilir belki kısım kısım gelen Horasan erenleriyle gelmiş olabilir. Seyit Cemal'in doğum yeri Horasan. Do&shy;ğum tarihi bitikiyüzseksen, ölüm yeri Kütahya'ya bağlı otuz altı kilo&shy;metre uzaklıktaki altıntaşm tökelcik mevkiindedir. Ölüm tarihi binüç-yüzaltmışbeş'dir. Bütün bunların üçyüzaltmışı gece gündüz Hünkarın huzurunda hizmette bulundular. Pirin vefatından sonra hizmet verende görende etraflıca dağıldılar. O pir haliyle Seyit Cemal'i çok severdi. O zatı çağırınca nuru Cemalı'mı çağırın bana derdi. Defalarca sırtını sı&shy;vazlayarak Cemalidir, Cemalimdir derdi. Diğer halifelerde seyit Cema&shy;li büyük bilir ve sayarlardı. Ben sekizinci ayın onbiri ikibin tarihinde Hacı bektaşı Veli türbesini ziyaret ettim. Kapının üstünde bir tabelada şöyle yazılıydı;</b></font></p><p><font size="3"><b>"Bir Horasan postun sahibi Pir Hünkar Hacı Bektaşi Veli'nin iki aş&shy;çı postu Seyit Ali'nindir. Üç ekmekçi Postu balım Sultanın'dır. Dört Nakapçı postu Kaygısız Abdalındır. Beş Atacı postu Kanber Ali Sulta&shy;nındır. Altı meydancı Positı Sarı İsmalindir. Yedi Türbedar postu Kara-donltı Can Babanındır. Sekiz Kilerci postu Hacım Sultanındır, dokuz Kahveci Postu Şah Hazecinindir. On Kurbancı postu İbrahim Aleysela-mındır. Onbir Ayakçı postu Abdal Musanındır. Oniki Mihmandar postu Hızır Aleyselamındır. Bu postlarındaki mana şöyle yorumlanabilir.Pir dergahında görev yapan insanların konumudur. Yani oniki hizmetçi görevidir ve bu oniki eride hem görüntüledim, hem de tek tek gö&shy;revlerini yazdım. Biz tekrar Seyit Sultan Nuru Cemal'e gelelim.</b></font></p><p><font size="3"><b></b></font>&nbsp;</p><p><font size="3"><b>Seyit Cemal birgün dergahta oturmaktadır. Acaba hünkar bize bir yurt göstermez mi bizde demimize yolumuza gidelim. Bu hal Hünkar'a ayan olmuştu. Gelir Seyit Cemal 'in sırtını sıvazlar. Cemalim Cemalim der. "Ben bu dünyadan göçünce bizi varlık ülkesine götür, benden son&shy;ra hayvanını al buralardan git. Hayvanı nerede kurt yerse biz orayı sana yurt verdik. Senden bir oğlumuz olur, Akdeniz'i yol eyler." Hünkar ah&shy;rete göçünce Sultan Cemal Seyit Cemal eşyalarını hayvana yükler, bi&shy;linmeyene doğru gider. Ora benim bura senin derken bir çayırlık-çi-nıenlik yere varır. Çeşmenin başında yemeğini yer, suyunu içer, hayva&shy;nını çayıra salar. Yolculuğun verdiği yorgunluğun etkisiyle uyuya kalır. Bir müddet sonra uyanır ve birde bakar ki kurtlar hayvanı parçalamış. Hem erenlerin sözünü hatırlar, hem de "demek ki Hünkar burayı bana yurt vermiş" der.</b></font></p><p><font size="3"><b>Cemal'in mesken tuttuğu yer Kütahya'ya bağlı Altınbaş'm onbeş km kuzey batısındaki Tökelcik mevkisidir. Seyit Cemal geçimini sağ&shy;lamak için asıl eski Altıntaş köyünde Ali Ağa denen birinin yanında ça&shy;lışıp davarını güder. Geçici olarak iki çocuklu dul bir hanım Seyit Ce-mal'ı evine misafir alır ve hizmetinde bulunur. Zira kadın Seyit Ce&shy;mal'in tekin bir insan olmadığını fark eder. İyi bir eren olduğuna inanır. Hal böyle olunca Altıntaş köylüleri Seyit Cemal'i Ağa'ya şikayet eder&shy;ler. Ali Ağa, Seyit Cemal'i çağırır.</b></font></p><p><font size="3"><b>"Cemalim biz seni iyi bir insan bilirdik oysa çevreden seni bana şi&shy;kayet ettiler. Sen iki çocuklu dul bir hanımın evinde kalıyormuşsun." Sultan Seyit Cemal Ali Ağa'ya der ki;</b></font></p><p><font size="3"><b>"Ben Evlad-ı Resulüm. Benim o kadına hiç bir zararım dokunmaz. Üstelik kazandığımı onlara veriyorum." Ağa ve köylüler Seyit Cemal'e derki; "Ateşle barut birarada kalır mı?. Biz sana inanmıyoruz."</b></font></p><p><font size="3"><b>Seyil Cemal cebinden tütün kutusunu çıkarır, kutuyu açar, daha ön&shy;ceden sanki bu şikayetler seyit Cemal'e ayan olmuştu. Dolayısıyla ha&shy;zırlıklı gelmişti. Kutuda bir miktar barut, barutun üstünede pamuk koy&shy;muştu. Seyit Cemal Ağa'ya der ki;</b></font></p><p><font size="3"><b>"Ağa bu barutu ateşe verin, eğer barutla beraber pamuk yanarsa ben bu köyden çıkar giderim, eğer pamuk yanmazsa o zaman bana inanın." Ağa kalktı barutu ateşe verdi. Kutunun içindeki barut kıvılcımlar içinde yanıp bitiyor, kutunun içindeki pamuk yanmıyor, banamısın demi&shy;yor. Bu keremetj gören Ali Ağa, Seyil Cemal'in ayaklarına kapanıp kendisinden özür diler.</b></font></p><p><font size="3"><b>"Bundan böyle sen benim çobanım olamazsın. Ben sana çobanlık yaparım" der ve ekler "deveni çayırlara sal akşama kadar ayak bastığı her yeri sana yurt veriyorum." Seyit Nuru Cemal devesini çayırlara sa&shy;lar. Devenin akşama kadar gezdiği yeri hesaplar, deve tam onbin dö&shy;nümlük yeri gezmiştir. Ali onbin dönümlük yerin senetlerini hazırlaya&shy;rak Seyit cemal'in üzerine tapu eder. Bu tapu zamanın Osmanlı devle&shy;tinin başkenti olan Bursa'nın kütüphanesinde yer almaktadır. Belki o kütüphane İstanbul kütüphanesine devredilmiştir, bilinmez, biz yeni Seyit Cemal'e dönelim.</b></font></p><p><font size="3"><b>Seyit Cemal Tökelciğin karşısında et yemezler köyü varmış. Şimdi ise o köy Yeşilbayır adını almıştır. İşte Seyit Cemal bu köyde Cemile Hatun adında birisiyle evlenir. Yazın Altıntaş köyünde çayırlık sulak olduğundan sivri sinek çokmuş dolasıyla yazları Tökelcikte oturuyor-muş. Kışın ise Altıntaş köyünde kalırmış. Bu yörede nice kerametler göstermiştir. Cemile Hatundan bir oğlu oldu, adını Asıldoğan koydular. Söylentilere göre Seyit Cemal'in bir oğlu daha varmış ve adı da Bek-taşmış. bektaş kesinlik kazanmamıştır, belki ileride onunda hikayesini yazabiliriz. Zaman içerisinde Seyit Cemal Asıldoğan'ı Gelibolu'ya yol&shy;ladı.</b></font></p><p><font size="3"><b>Asıldoğan Akdenizi yol eyledi. Böylelikle Hünkar'ın emri yerine getirilmiş oldu. Seyit cemal'in Tökelcik'te binbeşyüz dönümlük arazisi varmış, Bindokuzyüzellilerden soma Demokrat Parti döneminde Altın&shy;taş yöresindeki o sazlık, çayırlık kanallar vuruldu, o bataklık bölgenin suları kanallara aktı. O sulak yerler verimli hale getirildi ve daha sonra sahipsiz topraklar reform edildi. Seyit Cemal'in onbin dönümlük yeri-de parsellenip Altıntaş köylülerine dağıtıldı. Tökelcik'teki Türbenin yeri söylentilere göre binbeşyüz dönümlük yermiş. Köylüler alltan.tar-layı sürmüşler. Yandan tarlayı sürmüşler, türbenin arka tarafındaki ala&shy;nı sürüp tarla haline getirmişler. Şu anda ise Türbe ile birlikte on dö&shy;nümlük yer ancak kalmıştır.</b></font></p><p><font size="3"><b>Onlarca Seyit Cemal evlatları yardır. Yediyüz yıldır kimse Seyit Ce&shy;mal'i sorup soruşturmadı. Bizler dedemize sahip çıkmadık. Herkes kendi derdine düştü. Seyit cemal zaman zaman Altınlaş'da, zaman zaman Tökelcik'te yaşadı. Tökelcik'teki evinde yaşamını sürdürdü. Seksenbeş yaşında Tökelcik'le Oğlu Asıkloğan'ı Gelibolu'ya saldıktan sonra hanımı Cemile hatun vefaal etti. Daha sonra Altınbaş'ı bıraktı. Tökelcik'teki evinde yaşamını sürdürdüp Seksenbeş yaşında Tökel-cik'te öldü. Türbesi orada bulunmaktadır. Tökelcik ismi daha sonra de&shy;ğişerek Döger ismini aldı. Daha sonra çıkan savaşlardan kaçan Döger köylüleri dağlara çekilmişlerdir. Dağda savaşan köylülerin arasında ba&shy;ba ile oğul savaşta yararlanıyorlar, baba oğluna der ki;</b></font></p><p><font size="3"><b>"Doğo Aslanım sen dağın doğusuna yat, bende batısına" ve baba oğul şehit düşmüşlerdir. O dağa Aslandoğan dağı derler. İşte bu sava&shy;sın sonucunda Seyit Cemal in köyünde türbeden başka ev kalmayınca tam bilemiyorum ama haritadan silinmiş olabilir. Zira Seyit Cemarin köyü Aslandoğan dağlarındaki kuytu derelere yerleştikten sonra Aslan&shy;doğan köyü admı alır. Seyit Cemal Tökelcik'te ölmeden önce Çakır is&shy;minde bir sırdaşı varmış. Çakır Dede her zaman tıpkı Baba Resul gibi Seyit Cemal'in yanına gelir günlerce cemler ettirip kerametini gösterir&shy;lerdi. Bir gün Çakır Dede'ye haberci gider Seyit Cemal'in öldüğünü haber eder. çakır dede ağlayarak Seyit Cemal'in evine doğru yola çıkar. Köyün aşağısında bir köprü varmış, köprü başında Seyit Cemal'in dua ettiğini görür. Çakır Dede "yahu Cemal'im bana adam saldılar, senin öldüğünü söylediler. Bu ne hikmettir sen burada dua ediyorsun". Seyit cemal Çakır dede'ye gülümseyerek "Doğru söylemişler sana. Sen var bizim eve git şu anda benim cenazem yıkanıyor, benim işim var. ben gidiyorum." Çakır dede Seyil Cemal'in arkasından baka kalır. Kendine gelince "dur hele köye varayım" demiş. Köye geldiğinde Seyit Ce&shy;mal'in cenazesinin kapının önünde yıkanırken gelir kafasına vurarak ağlamaya başlar. Evine defnederler. Çakır Dede Halkın huzurunda Se&shy;yit Cemal'ı canlı olarak gördüğünü söyler ve ekler "Ben öldükten son&shy;ra beni Seyit Cemal'in türbesinde eşiğinin önünde gömün. Seyil Ce&shy;mal'i ziyarete gelen tüm canlar.benim mezarıma basarak türbeye gir&shy;sinler" ve çakır dede öldükten sonra türbenin dış kısmında eşiğin önü&shy;ne gömülür. Daha sonra Çakır dede'nin oğullan ölürler mezarları tür&shy;benin dışındaki duvarların dibine gömülürler. Hal böyle olunca yöre halkı Çakırcılar türbesi demeye başlamışlar.</b></font></p><p><font size="3"><b>Seyit Cemal'in türbesi yeni yeni ele alınmaya başlanmıştır. Bundan iki yıl önce türbenin bahçe bölümü açıkdı. Senede bir defa türbede tören yapılmaktadır. Bu ziyaretinde bahçeyi yapmışlar. Üstünü sacla kap&shy;lamışlar. Kimler tarafından yaptırıldığını araştırdım. Ana yurtta Hasan dede ve AH dede isminde ki Seyit Cemal torunlarında bektaşın torunla&shy;rı olduğunu bana söylediler ve telefonda kendileriyle görüştüm. Ayrıca Seyit Cemal türbesinin ikinci bölümünde iki er yatmaktadır. Söylentile&shy;re göre yeni çeri kumandanlarından Ahmet ve Mehmet ismindeki iki kardeşin mezarlarıdır. Şehit olmadan önce babalarına bizi Seyit Cema&shy;lin ayakları dibine gömün ve bu iki kardeş şehit düşünce seyit Cemal'in türbesinde ayak hizasına gömülürler. Seyit Cemal'in karısı Cemile ha&shy;tunun mezarı türbede yoktur. Zira Cemile hatun Seyit Cemalden önce öldüğü için Altıntaşta gömülü olabilir. Altıntaş köyünde Seyit Cemal in kaldığı köydede bir türbe var. Türbe bakımsız ve hemen hemen hiç kimse ilgilenmemiş kubbe duvarlarında eski orjinal nakışlan halen dur&shy;makta idi. Türbe tek odalı içinde bir kadın ve bir erkeğin mezarları bu&shy;lunmakta idi. Ayakların dibinde ise iki küçük çocuğun mezarları vardı. Bu türbeyi araştırdığımda baba Resul'ün türbesi olduğunu tesbit ettim. Bu türbeyi önce Seyit Cemal'in hanımının türbesi sandım. Onun için Altıntaş köyünde araştırma yaptım. Sonuçta baba Resul'ün türbesi ol&shy;duğu anlaşıldı. Cemile hatunun türbesi bulunamadı ve hiç kimse bilmi&shy;yor. Seyit Cemal'in türbesinin bulunduğu yer ve konumu Afyona yirmi kilometre uzakta ve Afyon türbenin doğ us undadır. Altıntaş ise türbenin güneyindedir ve onbeş kilometre uzaklıktadır. Kütahya ise türbeye otuz altı kilometre uzaklıkta ve güney batısındadır. Kimileri Seyit Cemal'in türbesi eski ismi tökel olan daha sonra döğen olan bu üçgen içerisinde&shy;dir. Afyon Altıntaş ve Kütahya üçgeni paylaşmışçasına sahiplenmekte&shy;dir. Ama bir gerçeği burada vurgulamak istiyorum. Seyit Cemal'in tür&shy;besini ziyaret etmek isteyenler vede merak edenler emin olmahlarki Seyit Cemarin türbesi budur. Bundan başkası yoktur. Başka yerlerde aranmamalıdır. Umarımki bir kaç sene içinde Seyit Cemal in türbesi de tarihte hak ettiği yere gelir ve yerini alır. Seyit Cemal'in asıl doğan is&shy;minde bir oğlu olur. Pir Hünkarın dediği gibi Akdenizi yol eylen. Seyit asıl Doğan babası Seyit Cemalin emri ile Geliboiuya gelir. Asıl doğan atası Seyit Cemalle vedalaşıp Geliboiuya gelir. Akdeniz kıyısından ge-Iiboluya geçmek ister ama ne gemi nede kayık bulunur. Zira gemiciler ve kayıkçılar söz birliği edercesine Seyil Asıldoğan'a. Vasıta vermezler bunun üzerine Seyit Asıldoğan;"Ya atam, ya hünkar" deyip besmele.çekip denizi yürüyerek geç&shy;mek ister. Seyit Asıldoğan'ın ayak bastığı yerlerde deniz çekilir kara olur. Kayıkçılar vermedikleri zatın denizde yürümekte okluğunu gör&shy;düler. Bastığı yerlerde sular çekilir, kara olur. Hemen koşup Seyit Asıl&shy;doğan'ın ayaklarına kapanırlar, af dilerler. Yalvara yakara kayığa bin&shy;dirmeye razı ederler. Rivayete göre Seyit Asıldoğan'ın mezarı Gelibolu civarındadır. </b></font></p><p><font size="3"><b></b></font>&nbsp;</p><p><font size="3"><b>KAYNAK:&nbsp;&nbsp; </b></font><a href="http://erzincanzurun.azbuz.com/index.jsp" target="_blank" class="pageLinks"><font size="3"><b>http://erzincanzurun.azbuz.com/index.jsp</b></font></a><font size="3"><b>?</b></font></p><p>&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>4 May 2008 09:15:35 GMT</pubDate>
		<guid>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007760964</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>ANADOLU SEL&#199;UKLU DEVLET&#304;N&#304;N YIKILI&#350;I </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007920121</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <font size="2"><p>ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİNİN YIKILIŞI <br><br><font size="1"></p><p></font><font size="3">Sultan </font><a href="http://seyitkemalsultan.azbuz.com/wiki/II._G%C4%B1y%C3%A2seddin_Keyh%C3%BCsrev" target="_blank" class="pageLinks"><u><font color="#0000ff"><font size="3">II. Gıyâseddin Keyhüsrev</font></u></font></a><font face="Times New Roman TUR" size="3"> 1243 KÖSEDAĞ SAVAŞI<br><br></font><font size="3"><font size="1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </font>Seksen bin kişilik Selçuklu ordusu, utanç verici bir yenilgiye uğradı. Selçuklu toprakları, Moğol işgal ve zulmüne uğradı. </font><a href="http://seyitkemalsultan.azbuz.com/wiki/Erzincan" target="_blank" class="pageLinks"><u><font color="#0000ff"><font size="3">Erzincan</font></u></font></a><font size="3">, </font><a href="http://seyitkemalsultan.azbuz.com/wiki/Sivas" target="_blank" class="pageLinks"><u><font color="#0000ff"><font size="3">Sivas</font></u></font></a><font size="3"> ve </font><a href="http://seyitkemalsultan.azbuz.com/wiki/Kayseri" target="_blank" class="pageLinks"><u><font color="#0000ff"><font size="3">Kayseri</font></u></font></a><font size="3">&#8217;yi yağmalayan Moğollar, pek çok Müslümanı şehit ettiler.<br><br></font><font size="3"><font size="1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </font>Türk tarihinde benzeri görülmemiş olan Kösedağ Bozgunu, genç ve savaş tecrübesi olmayan Selçuklu Sultanı Gıyâseddin Keyhüsrev&#8217;in fevrî hareketleri neticesinde ortaya çıkmıştır. Daha önce Anadolu&#8217;ya girmeye cesaret edemeyen Moğollar, Kösedağ Bozgunundan sonra Anadolu&#8217;yu kolayca istila etmişler, şehirleri yağmalayıp, Müslüman halkı sivil-asker, kadın-çocuk demeden katletmişlerdir. Bu mağlubiyet neticesinde, Selçuklular, Moğollara vergi vermeyi kabul etmişler, iki yüz yıllık Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılışı başlamıştır.<br><br><br><br></font><font size="3"><font size="1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </font>1243 Kösedağ savaşında Selçuklu&#8217;ların Moğollara yenilgisi temel nedeni Türkleri devlet erkinden dışlamaları ve kendi halkına yabancılaşmasından kaynaklanmaktadır. <br>Babai yenilgisinden sonra Sulucakarahüyük&#8217;de faaliyet geçen Babai pirlerinden Hünkar Hacı Bektaş Veli; Moğol istilasına ve kukla Selçuklu yönetimine karşı direniş başlatarak; &#8220;Türklerin birlik ve dirliğini&#8221; yetiştirdiği ve Anadolu&#8217;nun her tarafına gönderdiği 360 halifesi vasıtası ile sağlamaya çalışır.&nbsp;<br> ANADOLUYA GÖNDERİLENLER ARASINDA HACI BEKTAŞ VELİNİN EN SEVDİĞİ HALİFELERİNDEN&nbsp; SEYİT KEMAL SULTANDA<br><br>DÖĞER e bu şekilde yerleşmiştir.<br><br><br>devamı gelecek............................................</font></p></font> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>19 May 2008 15:40:15 GMT</pubDate>
		<guid>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000007920121</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>Video015-1 (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870877</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870877&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000870877&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870877&mode=e" flashvars="&config=41000000000870877&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>Video015-1</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>16 May 2008 07:05:21 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870877</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>Video015--2 (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870864</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870864&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000870864&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870864&mode=e" flashvars="&config=41000000000870864&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>Video015--2</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>16 May 2008 06:27:17 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870864</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>Video016-1 (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870449</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870449&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000870449&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870449&mode=e" flashvars="&config=41000000000870449&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>Video016-1</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>15 May 2008 13:01:20 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870449</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>Video016-2 (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870360</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870360&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000870360&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870360&mode=e" flashvars="&config=41000000000870360&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>Video016-2</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>15 May 2008 11:10:36 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870360</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>Video018--1 (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870275</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870275&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000870275&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870275&mode=e" flashvars="&config=41000000000870275&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>semah</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>15 May 2008 09:04:54 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870275</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>video 18 --2 (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870255</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870255&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000870255&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870255&mode=e" flashvars="&config=41000000000870255&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>semah</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>15 May 2008 08:27:19 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870255</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>Video020--1 (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870077</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870077&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000870077&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870077&mode=e" flashvars="&config=41000000000870077&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>SEMAH</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>14 May 2008 19:22:39 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870077</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>video 23 (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870059</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870059&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000870059&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870059&mode=e" flashvars="&config=41000000000870059&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>2222</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>14 May 2008 18:18:36 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870059</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>video 20 - 2 (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870009</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870009&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000870009&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870009&mode=e" flashvars="&config=41000000000870009&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>semah</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>14 May 2008 15:31:24 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870009</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>video-22 (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870006</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870006&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000870006&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000870006&mode=e" flashvars="&config=41000000000870006&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>havai fişek gösteri</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>14 May 2008 15:26:43 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000870006</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>seyit cemal sultan t&#252;rbesi (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000869907</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000869907&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000869907&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000869907&mode=e" flashvars="&config=41000000000869907&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>seyit cemal sultan türbesi</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>14 May 2008 12:07:21 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000869907</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>G&#214;ZC&#220; BABA mezar&#305;n&#305;n yan&#305; ba&#351;&#305;ndan (Video)</title>
		<category>Video</category>
		<link>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000869886</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" width="450" height="370"><param name="movie" value="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000869886&mode=e" /><param name="FlashVars" value="config=41000000000869886&type=A"/><embed src="http://www.azbuz.com/AzbuzVideo?videoId=41000000000869886&mode=e" flashvars="&config=41000000000869886&type=A" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></td></tr>
			<tr><td>geniş görüş açısı bulunan tepe</td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>14 May 2008 10:42:01 GMT</pubDate>
		<guid>http://video.azbuz.com/videoParts/view.jsp?videoId=41000000000869886</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>SEY&#304;T CEMAL SULTAN ANMA t&#246;reninden resimler (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001076108</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"SEYIT_CEMAL_SULTAN_ANMA_toreninden_resimler" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001076108'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/107/6/108/1076108/9779069_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>12 May 2008 08:53:23 GMT</pubDate>
		<guid>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001076108</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>seyit cemal sultan t&#252;rbesi genel g&#246;r&#252;n&#252;m (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001063397</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"seyit_cemal_sultan_turbesi_genel_gorunum" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001063397'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/106/3/397/1063397/9703991_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>4 May 2008 08:20:19 GMT</pubDate>
		<guid>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001063397</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>Y&#214;REM&#304;ZDEN DO&#286;A MANZARALARI (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001065056</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"YOREMIZDEN_DOGA_MANZARALARI" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001065056'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/106/5/56/1065056/9717313_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>5 May 2008 09:46:15 GMT</pubDate>
		<guid>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001065056</guid>
	</item>
	
	<item>
	  <dc:creator>WEBMASTER388</dc:creator>
		<title>Emre Tekkesi (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001063504</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Emre_Tekkesi" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001063504'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/106/3/504/1063504/9709842_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>4 May 2008 09:13:07 GMT</pubDate>
		<guid>http://seyitkemalsultan.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000001063504</guid>
	</item>
	
</channel></rss>